YÜKSEL’E DAİR

Gece güne dönerken geldiler, o soğuk elleri bedenlerimizde, yerçekimi kuvetinin manasızlaştığı bir andı. Dillerimizde haklılığımız ile ilgili sloganlar yükselirken ankara'nın göğüne....; 3-5 dakika sonra o tela...

Bir Pazartesi Sabahı Günaydın Niyetine

EKİM SINAVI bugün gideceksen sandık başına hatırlamadan gitme verilen kavgayı, bir ucu Vietnam’da, Kamboçya’da bir ucu Sili’de, İspanya’da kanla sulanmıştır emeğin haritası Bugün gideceksen sandık başına ...
article placeholder

Bir Hayli Teorik Bir Yazı

Bayağılıklar, gizledikleri şeylerden ötürü, hayatın egemen örgütlenmesinden yanadır. Dilin diyalektik olmadığını söyleyerek diyalektiğin tamamen geçersiz olduğunun ima edilmesi de, bu tür bayağılıklardan biridi...

KASIM’IN 24’Ü…

Kasım'ın 24'ü bir öğle saatiydi. Yemek yemiş sonra birbirimize olan susuzluğumuzu yudum yudum içmiştik. Öyle kanarcasına içmiştik ki birbirimizi dudağımın kenarından sen akıyordun, öyle damla damla... Bir sigar...

Terk Ediliş mi, Yoksa Sensizliğin Keşfi mi?

Ablamın yan odadan sesini duyardım. Babama yakınır gibi: ‘’tak tak tak, sabaha kadar ne yazıyor baba bu oğlan?’’ Ne mi yazıyorum ablacığım? Ömrümün en kısa, ömrümün en naif hikayesini  yazıyorum! İlk nefe...

Yuvadaki Şeytan – Milena Jesenka

"Bana öyle geliyor ki, iki insan birbiriyle, birlikte mutlu olmak istediği için evlendiği an da, işte tam da o an da, kendini mutlu olma ihtimalinden mahrum bırakmış, bu ihtimalin önüne geçmiş olur. Mutlu olmak...

Kadife Tenli Zamanlara – Sinan Kukul

şimdi artık vakit yok gülüm vakit yok üzülmeye ağlamaya gülmeye şimdi artık savaş zamandır bırakip sevdamızı kadife tenli zamanlara ellerimiz ellerimizin sıcaklığını kaybetmeden sarılip soğuk tenine ...

24112015

Bütün mümkünlüklerin kıyısında şimdi yerleşik bir hayattan, göçüp gidiyorsun ya... Sanki öyle çok uzakta yaşama gibi değil. İnsanın ömrüne devrile devrile, bir kenti öyle yaka yıka... gitme, göç etme hali... ...

KARANLIĞA YILDIZ EKERKEN…

Bir kaç saat önce geldi haberin, halbuki bir kaç hafta önce karşılaştığımızda gözlerinin içi gülüyordu. Hoş ölüme yürürken de gülüyordu o gözler. Kara kap kara gözlerin. Daha demincek Ankara'yı soruşun aklım...